Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim ise şöyle konuştu:

“Denayer’i oyuna koyma sebebim hem oyunu geriden daha iyi başlatmak hem de daha çabuk bir oyuncu olması. Sakatlanmasaydı hep oynayacak oyunculardan biri. Unutmamak gerekir ki, ben pek bahsetmiyorum ama bu ülkede 99’larda biz pres oynarken belki de o zaman kimse bu oyunu oynamıyordu. İleriki zamanlarda o halimize döneceğiz, birden bire bir şeyleri yapmak kolay değil. Artık sadece kendi oyunumuz yetmiyor, rakiplerimizin de oynamaması gerekiyor. Bugün ikisini birden gördük sahada. Doğru şekilde pres, doğru şekilde bölgesel baskılar ve sıkıştırmalar. Aynı zamanda ekonomik de kullanmamız gerekiyor fiziğimizi. Başakşehir’in başka bir özelliği de topla çok oynamasıydı. Üstün geldik. Galatasaray özellikle ilk yarıda planını doğru uyguladı. İkinci yarıda üç puana giden görüntü ortaya çıktı. Bizim kredimiz yoktu bu maçta, rakibimizin vardı ama bizim yoktu. Berabere kalmak bizi uzaklaştırabilirdi. Bu krediyi kaybetmeyip bu dikkat içinde olmak çok kolay değil. 1’inci dakikadan son ana kadar tam konsantre oynayan bir Galatasaray vardı. İkinci yarı 5’liye geçtik, maçtan sonra tam bir taktik dizayn veya anlayış içerisinde olan muhteşem oynayan bir Galatasaray vardı. Rakibe bırakırsanız onlar iki tarafı da iyi yapıyor.”

“TARAFTAR TAKIMININ YANINDA, ARKASINDA”

Taraftarın bir pozisyonda Muslera’ya hızlı çıkmaması nedeniyle tepki gösterdiği o an ile ilgili konuşan Terim, “O anda taraftarın isteğine saygı duyuyorum, çünkü bugün 50 bin seyirci takımının yanında, arkasında. Müthiş bir itici güçtü. Biz onlarla birleştiğimiz zaman çok güzel tablolar çıkıyor. Ama o anda onlar istiyor ki hemen degaj atsın, ben de onun için bir sakin olun dedim. O kadar güzel bir diyaloğumuz var ki, onlar da hemen sustu. Bizim o an yerleşmeye ve dinlenmeye ihtiyacımız var. Rodrigues ileride tek başına. Seyircinin o heyecanını da çok seviyorum, az adamla yakalayabilirsin demek istiyor, bu çok önemli ama o an doğru değildi. Ben de onun için Muslera’ya sakin olmasını söyledim, o da öyle yaptı” dedi.

“ÇOK BARİZ BİR POZİSYON VERDİĞİMİZİ HATIRLAMIYORUM”

Kadroyu derinleştirmeye çalıştıklarını söyleyen deneyimli çalıştırıcı, “Girenin çıkanın değişmediği bir ortamı yakalamaya çalışıyoruz. 6 maçımız kaldı, eğer yarı finali geçersek yedi. Eren uzun süredir sakat, Martin milli takımdan sakat döndü. Eksikler bazen canınızı sıkıyor yalnız şu var, teknik adamlık bu riskleri alabilmektir. Yoksa rutini kimse eleştirmez. Açıkçası maç iyi bitmese, uzun zamandır Denayer oynamıyor niye koydun denebilirdi. Veya Selçuk nerede gibi şeyler denebilir. Teknik adamlık hayatı böyle bir şey, inandığınızı yapmıyorsanız zaten anlamı yok. Kaybettikten sonra isterseniz sihirbaz olun, yalnızsınız. Kimse böyle bir şey beklemiyordu, takımımın kendisi de. Bu kararımı verirken bunun nedenleri var. Selçuk’un kötülüğünden, Donk’un mükemmelliğinden değil. Bir analiz var, bu analizin sonucunda ortaya koymamız gereken bir oyun düzeni var. Bana göre bugün içerisi kadar kulübe de takdir edilecek bir kulübeydi. Gençlerbirliği’ndeki kulübe değil… Arkadaşlarının yanında olan, oyunun içinde olan bir kulübeydi. Onun için böyle bir karar verdim. Sonuç olarak doğru durdu sahada. Çok bariz bir gol pozisyonu verdiğimizi hatırlamıyorum, bu önemli bir şey. Şu anda lig bitse şampiyonuz. Futbolla ilgilenen herkesin görüşü doğru, maçlarımız diğerlerine oranla zor. Fakat Galatasaray böyle olursa zor sözü bir şey ifade etmez. Ama Gençlerbirliği’ndeki gibi olursa her maç zor. Taraftarımıza böyle bir hediye verdiğimiz için son derece mutluyum. Allah bize bir şans daha verdi. Artık süreç belli, puanlar belli” ifadelerini kullandı.

“ÇOK GÜZEL BİR MÜZİĞİMİZ VAR, STADA GELİRKEN ONU DİNLİYORUZ”

Takımın stada gelme süreci ile ilgili gelen bir soruya yanıt veren Terim, “Çok güzel bir müziğimiz var, Florya’dan başlar, bunu Mert organize eder, buraya gelinceye kadar müzik dinleriz. Buraya gelirken Trabzon maçı öncesi başladı, bu parçaların en hareketlisi var, kanımızı kaynatacak bizi durdurmayacak bir şarkı. Ben Mert’e özel yaptırdım. Asık suratla, gülmeden, espri yapmadan 2 saat çekilmez, nereye geliyoruz? Öyle bir müzik o. Otomatik olarak konsantre oluyoruz, Ben de camlara vuruyorum, Abdurrahim de vuruyor (Gülerek)” dedi.

ARDA SORUSUNA YANIT VERMEDİ

Fatih Terim, Arda ve Emre ile ilgili olarak gelen soruya, “Galatasaray’la ilgili sorunuz varsa onu cevaplayayım” yanıtını verdi.

“BELKİ DE TÜRKİYE’NİN EN İYİ ORTA SAHALARINDAN BİRİNİ SATTIK”

Ryan Donk’un performansına değinen deneyimli teknik adam, “Modern futbolda saha içerisinde birden fazla görev yapabilecek oyuncular çok daha ön planda. Donk da bunlardan bir tanesi. Donk’u stoper sokmadan stopere alabiliriz, Donk’u santrfora koyabilirim, sağ beke koyabilirim. Sırıtacağını sanmam. Donk çok rahat bir oyuncu. Daha fazlası olacaktır. Çok çabuk unutuyoruz. Bir Fernandomuz, bir Ndiayemiz vardı. Belki de Türkiye’nin en iyi orta sahalarından birini sattık. İnşallah çok başarılı olur. Fernando, gelmeden düşünen, zekası çok yüksek oyunculardan bir tanesi. Bir de maç eksiğini kapatırsa bizim işimize çok yarayacak” diye konuştu.

“O GECE EVE GİDİP GERİ GELDİM”

Fatih Terim, Gençlerbirliği maçının ardından sarı kırmızılı taraftarların kendilerini havalimanında karşılaması ile ilgili gelen bir soruya ise “Otobüse bindim, kendi arabam da vardı ama onu kullanmadım. Daha mağlubiyetin ardından birkaç saat geçmiş. Mahcupsunuz. Beklentiyi karşılayamadığınız için. Fakat bunun telafisi için bu maç var. Buraya bir yandan hazırlanıyorsunuz. Ben o gece eve gittim geri geldim. İnsanın bir yerine dokunuyor. Ben hep söylüyorum, onlarla ayrı bir bağım var. Sağ olsunlar bana gösterdikleri güven benim için çok önemli. Çok üzüldüm, çok önemli bir maçın var kimseye bir şey de diyemiyorsun. Ben Gençlerbirliği’ni de tebrik ettim ama bir mahcubiyet var, Allah’ım keşke yarın maç olsa gibi bir ortam. Eve geldim, bir çorba içtim, tekrar geri döndüm. Levent hoca da Hasan hoca da oradaydı. Ben hakikaten çöktüm. O kadar candan bir bağra basış var ki. Ben hepsine teşekkür ederim” yanıtını verdi ve basın toplantısını noktaladı.

CEVAP VER

Yorum yap
Adınız